Adil Yargılanma Hakkı

Adil Yargılanma Hakkı

2 Temmuz 2018 0 Yazar: mehmet

Arkadaşlar herkese tekrardan merhabalar, hukuk ile ilgili konularda yazılar paylaşacağımı daha önce yazılarımda belirtmiştim ve birkaç paylaşımda bulunmuştum. Şimdi yeni bir konu hakkında yazmak istiyorum.

[Kaynak](https://static3.bobiler.org/monte/2015/5/4/gunumuz-adalet-sistemi–171550.jpg)

Adil yargılanma hakkı, bu konu aslında adaletin temelini oluşturuyor. Birçok kitap yazılabilir bu konu hakkında o yüzden ben sadece ana başlıklara değineceğim. Umarım sıkılmazsınız.

Arkadaşlar adil yargılanma hakkı anayasamızca ve yapılan milletler arası anlaşmalarca güvence altına alınmıştır.

Anayasa Madde 36- Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

AİHS 6. maddesi tarafından da aşağıdaki gibi açıklanmıştır.

1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, hakkaniyete uygun ve kamuya açık olarak makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak, demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik yararına, küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde veyahut, aleniyetin adil yargılamaya zarar verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun kaçınılmaz olarak değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava süresince veya kısmen basına ve dinleyicilere kapatılabilir.

2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.

3. Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir:
a) Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak;
c) Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın
yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek;
d) İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanmasını istemek;
e) Mahkemede kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın yardımından ücretsiz olarak yararlanmak.

 

Yukarıda tanımlanmış olmasına rağmen ben kısaca aşağıda belirtilmemiş yerleri ve önemli hususları kendi cümlelerimle tekrar açıklamak istiyorum. Adil yargılanma hakkı adaletin sağlanması sırasında en çok ihlal edilen ancak gerçek adaletin bulunması için en çok dikkat edilmesi gereken bir kuraldır. Unutmayalım ki adalet bir gün hepimize lazım olabilir. O yüzden Yargıç ve Cumhuriyet savcılarına çok önemli işler düşüyor. Dikkat ederseniz Cumhuriyet savcısı dedim çünkü adaletin sağlanması için birilerinin savcısı değil sadece ve sadece Cumhuriyetin savcıları olmak en büyük elzemdir.

1. **Bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yargılanma hakkı;** Bu madde AİHS 6. madde tarafından açık bir şekilde anlatılmıştır. Aslında maddenin ismi dahi çok net bir şekilde neyi kastettiğini göstermektedir. Bu husus Adil yargılanma hakkının olmazsa olmazıdır. Bağımsız hatta ve hatta ön yargısız hakimler tarafından yargılanılmaz ise hiçbir zaman adaletten söz edemeyiz. Bir örnek vermek gerekirse bir erkek farklı bir cinsel görüşü var diye mahkemede ki yargıçlar veya savcılar onun cinsel tercihini göz önünde bulundurdukları an adil yargılanma ihlal edilmiş sayılır. Aslında bu kavram biraz vicdanı tarif ediyor. Soyut olduğu için hiçbir zaman ortaya net bir şekilde ön yargılar konulamaz o yüzden bu husus yargıçların kendi vicdani muhakemeleri sonucu netleşir. En çok siyasi yargılamalar sırasında bu durum ihlal edilir. Çünkü her ne kadar yargıç da olsa siyasi bir görüş sahibi olduğu için karşısına gelen sanığın görüşleri yargılamanın seyrini çok etkiler.

2. **Hak arama hakkı;** Bu hak içerisine her şeyi sokabilirsiniz. Örneğin dilekçe yazma hakkı, dilekçeye cevap verilme hakkından tutun da isnad edilen suç ile alakalı delilleri istemeye kadar aklınıza ne gelirse bu hak kapsamında korum altındadır. Bir yargılama ile karşı karşıya olduğunuz zaman haklarımızı bilmemiz ve bu kapsamda onları aramamız gerekir. Herhangi bir engel ile karşılaştığımız anda bu hak ihlal edilmiş sayılır. Mesela size isnad edilen suç kapsamında delilleri görmek istiyorsunuz ancak engellenirseniz hatta ve hatta Cumhuriyet savcısı aleyhinize olan delilleri topayıp lehinize olan delilleri görmezden gelirse bu bile adil yargılanma hakkını ihlal sayılır. CMK hükümlerince sabittir ki sizin lehinize ve aleyhinize delillerin toplanması şarttır.

3. **Tabii hakim ilkesi;** Kanuni hakim güvencesi olarak da bilinen bu ilke anayasa tarafından da belirtilmiştir. Kısacası sizin tabii olduğunuz veya olmanız gereken bir mahkeme veya hakim tarafından yargılanmanızın yapılması gerektiğini vurgular. Örneğin ağır cezalık bir suç ile yargılanıyorsanız heyette en az 3 hakim bulunmalı ve ağır ceza mahkemesinde yargılanmalısınız eğer asli ceza mahkemesinde yargılanırsanız bu hak ihlal edilmiş olur dolayısıyla adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş olur.

4. **Davanın makul sürede görülmesi;** Bu madde yine en çok ihlal edilen haklardan birisidir. Bizim ülkede bir deyim vardır ”Adalet mütemadiyen geç tecelli eder.” bu deyim kapsamında biliyoruz ki birimiz hakkında bir mahkeme süreci başladıysa en az 2 yıl duruşma duruşma gezeceğiz. Anlamsız ve gereksiz yere duruşmaların uzatılması aralarının çok olması veya iddianame hazırlama sürecinin çok uzaması bu hakkın ihlaline girer hele de tutuklu olarak yargılanıyorsanız telafisi olmayan sonuçlara neden olur.

5. **Hakkaniyete uygun yargılanma;** Bu hak herkesin hakkıyla yargılanmasını kapsar. Bu hak bünyesinde diğerleri gibi birçok hak bulunur örneğin masumiyet karinesi gibi yani bir kimse suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır. Her şahıs kendisine isnad edilen suç söylenir ve savunma yapması için gerekli imkanlar sağlanır. Kendini savunamayacak olan şahıslar ve avukat tutamayacak olanlar için baro tarafından ücretsiz avukat atanır. Sanık kendi dilinde savunma yapabilir bu durumda tercüman bulundurulması şarttır. İddia makamının tanıkları olabileceği gibi sanıklar da kendi tanığını bulundurabilir. Bunun gibi maddeler hakkaniyete uygun yargılama kapsamına girmektedir.

Aslında başta belirttiğim gibi adil yargılanma hakkı başlı başına bir hukuktur. Herhangi bir hak veya ilke adil yargılanma hakkıyla doğrudan veya dolaylı olarak mutlaka bağlantılıdır. Bu kapsamda sorularınız olursa yorum olarak bırakın elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım ancak daha detaylı bir yazı isterseniz [buradan](http://www.haydielele.com/konu/adil-yargilanma-hakki) ve [buradan](http://www.anayasa.gov.tr/files/bireyselbasvuru/adil_yargilanma.pdf) ulaşabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.